BEN BENİ BENDE BULDUM

BEN BENİ BENDE BULDUM

"A"llah'ın "Ş"aşkın "K"ulu...

SON ÜÇ GÜN

19/10/2008
Kategori: Siirlerim

Sebepsiz bir yürek ağrısı
Şurda, yüreğimin tam şu köşesinde...

Ah! Sanki sayılı günlerim
Sanki günlerimin sonunu yaşarken haberdar olacaksın duygularımdan
Ve sanki her şey artık çok geç olacak

Say ki yâr, üç günlük ömrümün son üç günü
Hangisine koyabilirim seni?
Hangisini ayırmalıyım ki sana
Günsüz kaldığım gün, pişmanlık takılmasın ebediyetime..
Seni ilk günümde yaşarsam
Aradan iki gün geçecek sonuma kadar
Ve bir özlem hakim olacak ruhuma
Seni özledikçe bir pişmanlık kemirecek duygularımı
Duygularım kanadıkça, ben de ardında yok olacağım yâr...

Farzet ki ikinci günüm senin
Niye dün yoktun hayatımda?
Seni iki gün yaşamak varken
Ben niye sana sadece bir gün doymaya çalıştım?
Bu düşüncenin aklıma takıldığını düşünsene!
Eyvah yâr!
Çıkmaz bir sokakta sıkıştırılmış sokak çocuğu gibiyim
Kör kuyularda kalmış Yusuf gibiyim
Zindanlarda hayat sürmüş bir yalnız gibiyim

Seni son günüme koysam
Ve günümü bitirirken de elimi sen tutsan
Gözlerimin son gördüğü olsan
Ve yanımda sıcaklığını son hissettiğim
Yetmez yâr!
Ne faydan olacak senden sonra bana?
İlk'imde, an'ımda veya son'umda
Hangi zamanımda olursan ol
Bana bengisu gibi anlam bırakmalısın
Sonsuzluk şerbetini içirmelisin ruhuma
Hayatıma değecek bir tat iliştirmelisin hiçliğime
Sana teşekkür borcum bulunmalı yaşama dair
Beni hazırlamalısın ebedî saadete..

Karar verdik mi yâr?
Hangi günümde olacaksın, şu son üç günümde?
İlkinde olup son ikisine özlemle mi
İkincisinde olup dünküne hasretle mi
Üçüncüsünde olup öncekilere pişmanlıkla mı
Yoksa
Üç günlük ömrümün üçünde de olup
"İyi ki"lerimle
"Ne güzel"lerimle
"Eyvallah"larımla
"Sen"inle...

Hayatımın her an'ında ol yâr
An'ımın Sahibi'ni unutturmadan...


Meltem Büşra

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

ORTA DOĞU ÇOCUKLARI

19/10/2008
Kategori: Siirlerim

Ben, Filistinli bir çocuğun sapanından fırlayan direşken bir taşım...

Hedefim, zulmün baş rolcüsü İsrail...

Küçüğüm ama gayem büyük...

Hissedilmem belki ama, atıldığım duyguların inancı yeter...

Bir sevda uğruna, bir kurtuluş adına, savrulurum zalimin arasında binbir duayla...

Kara gözlerin umutlu bakışları ahenginde,

Minik kalplerin heyecanlı ve korku dolu, bir o kadar da kararlı çarpışları doğrultusunda,

Dillerde dualar, gözlerde yaşlar ile,

Kan ve barut kokulu sokaklarda,

Bir vicdansızın acımasızlığını hissettirmek muradıyla vurmaya giderim...

Ben, Filistin'in herhangi bir yıkılmaya mahkum evinde,

Cebimde bir-iki taş, kucağımda sapanım,

Dilimde zikr ve dualarımla "özgürlük rüyâları"na dalmış,

Gülle ve çığlık sesleriyle açmışım gözlerimi, bir can pazarına daha..

"Allahu Ekber" nidalarının patlama gürültülerine karıştığı,

Sadist ellerin mazlum yüreklerin inançlarına ve "özgürlük" heveslerine uzandığı bir azabın ortasında,

Ayaktayım!...

Kimimizin belki bir kolu yok, belki iki kolu.

Tek ayakla davasını yürütmeye çalışıyor kimimiz, kimimiz iki ayağını kaybetmiş,

Fakat Lâ İlâhe İllallah'a bağlılığıyla sanki bir serdengeçti ve zâlim üstüne!...

Biz; Filistinli, Keşmirli, Çeçenyalı, Afganistanlı ve daha nice Allah düşmanları tarafından can acısı çektirilmiş,

Lâkin şehadet lezzetine lâyık olmuş,

Ateş yağan, vaveylâlar yükselen, tekbirler getirilen,

Her an tazelenen kuruyamayan kanlarla boyanmış şehirlerin,

Küçük yürekli ama büyük umutlu çocuklarıyız...

Ya Şehadet, ya Şehitlik müjdemiz!...

Ya Rabb! Ellerimizden tut!...

Bırakma bizi!...

Bırakma!...


Meltem Büşra
-Vuslat Dergisi-

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

SUS ÇOCUK

19/10/2008
Kategori: Siirlerim

Susturun ölçüsüz çığlıkları

Susturun feryad eden gözyaşları

Kanayan yüreklerin ah'larını susturun

Bu hayatın zorba sesini susturun


Nice acıyı duydu kulaklarım

Geçen her zamanın isyanını

Ağlayan her çocuğun narasını

Zulmün envai bestelerini

Bu sebepsiz hengâmeyi susturun


Çok duydum hayatın pas tutmuş selenlerini

Çok da haykırdım ona buna misillemelerimi

Şimdi ne konuşmak istiyor yüreğim

Ne de konuşulanları duymak

Dedim ya; bu hayatı sus/tur/un


Mecalim yok vaveylâ atmaya

Bir enkazın altındaki son can olsam

Diyemem "Sesimi duyan var mı?" diye

Sessizliği(mi) duyan var mı?


Sen ağlama küçük çocuk

Et ki gözyaşlarını lâl

Duymasın sancını zulüm

Uğramasın sevdana hüzün


Ben anlatmaktan bitap düştüm

Kim bilir sen nereye düştün çocuk!

N'olur sus sen de hayata

Bu cefanın ortasında duymazlar seni

Bırak sesin, soluğun ve sözlerin

Sana kalsın kayıtsızca

Yarın birlikte savuralım zalimin üstüne

El ele verip birlikte susalım

Ve ardından susturalım muzafferce

 

Meltem Büşra
Vuslat Dergisi

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı